noun

source

kaynak, köken, sebep

The source of the river is in the mountains.

Nehrin kaynağı dağlardadır.

He is a reliable source of information.

O, güvenilir bir bilgi kaynağıdır.

What is the source of the problem?

Sorunun kaynağı nedir?

((sth.)) kaynağı (sth.) kökeni The source of the river is in the mountains.

bir ((sth.)) kaynağı (sth.) sağlayıcısı He is a reliable source of information.

Eş anlamlılar: origin, cause, root, informant; Zıt anlamlılar: result, outcome

Eski Fransızca 'sourse' (yükseliş) kelimesinden, Latince 'surgere' (yükselmek) kelimesinden gelir, tıpkı yerden fışkıran bir pınar gibi.

Yerden fışkıran bir su 'kaynağı' hayal edin; her şeyin başladığı yer orasıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.