adjective

spacious

geniş, ferah

The living room is very spacious.

Oturma odası çok geniş.

They bought a house with a spacious backyard.

Geniş bir arka bahçesi olan bir ev aldılar.

spacious bir ((isim)) geniş We have a spacious kitchen.

Eş anlamlılar: roomy, large, ample; Zıt anlamlılar: cramped, small, confined

Latince 'spatium' (alan, boşluk) kelimesinden gelen 'spatiosus'tan türemiştir. '-ous' eki 'dolu' anlamına gelir. Yani, 'alan dolu'.

Bir odada çok fazla 'alan' (space) varsa, o oda 'geniştir' (spacious).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.