noun

span

süre, aralık, açıklık

He has a short attention span.

Onun dikkat süresi kısa.

The bridge has a long span.

Köprünün açıklığı uzun.

A lifespan can be over 100 years.

Bir ömür 100 yıldan fazla olabilir.

((bir sth. süresi)) bir (şey) aralığı We have a short span of time.

Eş anlamlılar: süre, dönem, aralık, uzanım

Eski İngilizce'de 'spann', yani açık bir elin başparmağı ile küçük parmağı arasındaki mesafe anlamına gelen kelimeden türemiştir.

Bir mesafeyi ölçmek için elinizi uzattığınızı hayal edin; bu, bir zaman veya mekan 'aralığını' temsil eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.