adjective

spare

yedek, boş, fazla

I have a spare tire in my car.

Arabamda yedek bir lastik var.

Do you have any spare time this weekend?

Bu hafta sonu hiç boş vaktin var mı?

We have a spare room for guests.

Misafirler için boş bir odamız var.

((spare)) + isim (yedek) bir şey I need a spare key.

Eş anlamlılar: extra, additional, reserve; Zıt anlamlılar: necessary, essential

Eski İngilizce'de 'tutumlu, kıt' anlamına gelen 'spær' kelimesinden türemiştir. Almanca 'sparen' (tasarruf etmek) ile ilgilidir.

'Yedek lastiği' (spare tire) düşünün – ne olur ne olmaz diye sakladığınız fazladan bir lastiktir. Bu kelime aynı zamanda fiil (zaman ayırmak) veya isim (yedek parça) olarak da kullanılabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.