noun

spark

kıvılcım, parıltı

A single spark can start a forest fire.

Tek bir kıvılcım orman yangını başlatabilir.

His idea provided the spark for the project.

Onun fikri proje için kıvılcım oldu.

I saw a spark of interest in her eyes.

Gözlerinde bir ilgi kıvılcımı gördüm.

a spark of ((sth.)) bir (şey) kıvılcımı I saw a spark of hope.

Eş anlamlılar: flash, glint, flicker

Eski İngilizce'de 'parlayan veya ateşli bir parçacık' anlamına gelen 'spearca' kelimesinden türemiştir.

Büyük bir yangını veya harika bir fikri başlatabilecek küçük bir 'kıvılcım' hayal edin. Aynı zamanda bir fiildir, örneğin 'bir tartışma başlatmak' (to spark a debate).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.