adjective

specialized

uzmanlaşmış, özel

He is a specialized doctor for heart problems.

O, kalp sorunları için uzmanlaşmış bir doktordur.

This store sells specialized equipment for hiking.

Bu mağaza doğa yürüyüşü için özel ekipmanlar satıyor.

specialized ((in sth.)) (bir şeyde) uzmanlaşmış Şirketler hukukunda uzmanlaşmıştır.

specialized ((for sth./sb.)) (bir şey/biri) için özel Bu, diş hekimleri için özel bir alettir.

Synonyms: expert, specific; Antonyms: general, unspecialized

'special' (özel) + '-ize' (yapmak) + '-ed' (sıfat eki). Kelimenin tam anlamıyla belirli bir amaç için 'özel yapılmış'.

Tek bir özel görev için tasarlandığı için 'özel' olan bir şeyi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.