adjective

specific

belirli, spesifik, özel

Could you be more specific?

Daha spesifik olabilir misiniz?

I have a specific reason for this.

Bunun için belirli bir nedenim var.

This tool has a very specific function.

Bu aletin çok özel bir işlevi var.

specific ((noun)) belirli (isim) I need a specific tool for this job.

Synonyms: particular, definite, precise; Antonyms: general, vague

Latince 'specificus' kelimesinden, 'species' (tür) + '-ficus' (yapan) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'bir tür yapan'.

Bir şeyi 'belirtebiliyorsanız' (specify), 'spesifik' (specific) oluyorsunuz demektir. Özel bir şeye işaret eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.