noun

specimen

numune, örnek, nüsha

The museum has a rare specimen of butterfly.

Müzede nadir bir kelebek numunesi var.

The doctor took a blood specimen for testing.

Doktor test için kan numunesi aldı.

((bir şeyin)) bir numunesi a specimen of a rare plant

Eş anlamlılar: sample, example, model, instance

Latince 'specimen' kelimesinden gelir, 'bir işaret, simge, örnek' anlamına gelir ve 'specere' (bakmak) kelimesinden türemiştir. Kelimenin tam anlamıyla 'bakılacak bir şey'.

Bir bilim laboratuvarındaki bir 'numuneyi' düşünün - daha büyük bir grubu incelemek için 'baktığınız' (Latince 'specere'den) bir örnektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.