noun

specter

hayalet, tayf, hortlak

He saw a specter in the old house.

Eski evde bir hayalet gördü.

The specter of war loomed over the country.

Savaş hayaleti ülkenin üzerine çökmüştü.

((bir/o)) hayalet bir ruh veya hayalet Eski evde bir hayalet gördü.

((...nın)) hayaleti ((bir şeyin)) tehditkar veya rahatsız edici bir olasılık Savaş hayaleti ülkenin üzerine çökmüştü.

Eş anlamlılar: ghost, phantom, apparition; Zıt anlamlılar: reality, substance

Latince 'specere' (bakmak) kelimesinden gelir, 'görünüş' veya 'hayalet' anlamına gelir.

'Spectacles' (gözlük) kelimesini düşünün, görmek için kullanılır. 'Specter' ise gördüğünüzü sandığınız bir şeydir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.