adjective

splendid

harika, görkemli, şahane, mükemmel

We had a splendid time at the party.

Partide harika zaman geçirdik.

The palace was a splendid building.

Saray görkemli bir binaydı.

a splendid ((noun)) harika bir (...) Harika zaman geçirdik.

to be splendid harika olmak Manzara harikaydı.

Eş anlamlılar: magnificent (muhteşem), excellent (mükemmel), superb (harika); Zıt anlamlılar: awful (berbat), terrible (korkunç)

Latince 'parlamak' anlamına gelen 'splendere' kelimesinden gelir. O kadar iyi veya güzel ki parladığı fikrini aktarır.

Kelimenin kendisi kulağa görkemli geliyor. 'Good' veya 'nice' kelimelerinden çok daha güçlü, olumlu bir ifadedir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.