adjective

spontaneous

kendiliğinden olan, spontane, anlık

It was a spontaneous decision to go to the beach.

Plaja gitmek anlık bir karardı.

The audience broke into spontaneous applause.

Seyirciler kendiliğinden alkışlamaya başladı.

He has a very spontaneous personality.

Çok spontane bir kişiliği var.

spontaneous ((isim)) kendiliğinden olan, anlık Bu spontane bir karardı.

Synonyms: impulsive, unplanned, natural; Antonyms: planned, deliberate

Latince 'sponte' kelimesinden gelir, anlamı 'kendi isteğiyle, gönüllü olarak'. '-aneous' eki sıfat yapar.

Türkçedeki 'spontane' kelimesiyle aynı kökten gelir ve aynı anlama sahiptir, bu yüzden hatırlaması kolaydır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.