adjective

sporadic

ara sıra olan, tek tük, düzensiz

He makes sporadic visits to his family.

Ailesine ara sıra ziyaretlerde bulunur.

The fighting in the region has been sporadic.

Bölgedeki çatışmalar tek tük oldu.

sporadic + ((isim)) düzensiz aralıklarla meydana gelen Tek tük silah sesleri bütün gece devam etti.

Eş anlamlılar: aralıklı, nadir; Zıt anlamlılar: sürekli, düzenli

Yunanca 'dağınık' anlamına gelen 'sporadikos' kelimesinden, 'sporas' (tohum) kelimesinden türemiştir.

'Sporların' rastgele ve seyrek bir şekilde dağıldığını düşünün. Sporadik olaylar zaman içinde dağılmıştır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.