noun

spot

yer, mekan, leke, benek

This is a nice spot for a picnic.

Burası piknik için güzel bir yer.

The dog has a black spot on its back.

Köpeğin sırtında siyah bir benek var.

He's in a tight spot with his finances.

Mali durumuyla ilgili zor bir durumda.

(isim) bir yer Burası piknik için güzel bir yer.

(isim) bir leke/benek Köpeğin sırtında siyah bir benek var.

in a ((adjective)) spot zor bir durumda Zor bir durumda.

Synonyms: (yer) location, site; (leke) dot, stain

Orta İngilizce'de 'leke' veya 'benek' anlamına gelen 'spot' kelimesinden gelir.

'X'in yeri işaretlediği' (bir yer) bir hazine haritası veya benekli (işaretler) bir uğur böceği düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.