verb

spotted

fark etmek, görmek, tespit etmek

I spotted my friend in the crowd.

Kalabalıkta arkadaşımı fark ettim.

A spotted dog ran past us.

Benekli bir köpek yanımızdan koşarak geçti.

((sb./sth.)) (birini/bir şeyi) fark etmek Kalabalıkta arkadaşımı fark ettim.

Eş anlamlılar: görmek, farkına varmak, tespit etmek, tanımak

'spot' (leke, yer) isminden türemiştir. Bir şeyi 'fark etmek' ('to spot'), zihinsel olarak onu bulduğun için işaretlemek gibidir.

Bir şey aradığınızı ve onu bulduğunuzda zihinsel olarak üzerine bir 'işaret' koyduğunuzu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.