verb

sprawl

yayılmak, sere serpe uzanmak

The cat was sprawling on the sunny rug.

Kedi güneşli kilimin üzerinde yayılmıştı.

The city sprawls for miles along the coast.

Şehir sahil boyunca kilometrelerce yayılıyor.

((sb./sth.)) yayılmak (bir şeyin üzerine) kolları ve bacakları açarak oturmak veya uzanmak He was sprawling on the sofa.

((sth.)) yayılmak (bir alana) geniş bir alana düzensiz bir şekilde yayılmak The suburbs sprawl out from the city center.

Eş anlamlılar: spread, stretch out, extend

Eski İngilizce 'spreawlian' (kasılmalı hareket etmek) kelimesinden gelir.

Bir örümceğin ('spider') sürünürken ('crawling') bacaklarını 'yaydığını' ('sprawling') hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.