noun

spring

ilkbahar, yay, pınar

Flowers bloom in the spring.

İlkbaharda çiçekler açar.

The mattress has old springs.

Yatağın eski yayları var.

We drank from a natural spring.

Doğal bir pınardan su içtik.

in the spring ilkbaharda İlkbaharda tatile gideriz.

a spring in (sb.'s) step (birinin) adımlarında canlılık Bugün adımlarında bir canlılık var.

Eş anlamlılar (mevsim): springtime; Eş anlamlılar (yay): coil

Eski İngilizce 'springan' (sıçramak, fışkırmak) kelimesinden. Mevsim (bitkilerin fışkırması), su kaynağı (yerden fışkırması) ve yay (zıplaması) ile bağlantılıdır.

İlkbahar mevsiminde bir çiçeğin yerden 'fışkırdığını', bir su kaynağının yanında, metal bir yay kullanarak hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.