noun

background

arka plan, geçmiş, deneyim, özgeçmiş

The photo has a beautiful mountain background.

Fotoğrafın güzel bir dağ arka planı var.

What is your educational background?

Eğitim geçmişiniz nedir?

The music faded into the background.

Müzik arka plana karıştı.

((a/the)) background ((of sth.)) (bir şeyin) arka planı The background of the painting is dark.

((sb.'s)) background (birinin) geçmişi, deneyimi He has a strong background in science.

Eş anlamlılar: setting, context, history; Zıt anlamlılar: foreground

'back' (arka) + 'ground' (zemin) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla bir şeyin arkasındaki zemin veya alan demektir.

Bir tiyatro sahnesi hayal edin. 'background', arkadaki dekordur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.