verb

sprinkle

serpmek, serpiştirmek, çiselemek

Sprinkle cheese on the pasta.

Makarnanın üzerine peynir serpin.

It started to sprinkle outside.

Dışarıda çiselemeye başladı.

((bir şey)) ((üzerine bir şey)) (bir şeyin) üzerine (bir şey) serpmek Sprinkle cheese on the pasta.

çiselemek It started to sprinkle.

Eş anlamlılar: scatter, drizzle, dust

Orta İngilizce'deki 'sprenkelen' kelimesinden gelir, Hollandaca 'sprenkelen' ile ilgilidir ve dağıtma hareketini ifade eder.

'spr-' sesi 'spray' (püskürtmek) kelimesine benzer. Tuz veya şeker serptiğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.