verb

sprint

sprint atmak, süratle koşmak

He had to sprint to catch the bus.

Otobüsü yakalamak için sprint atması gerekti.

The runners will sprint the last 100 meters.

Koşucular son 100 metrede sprint atacak.

((bir şeye doğru)) kısa mesafe çok hızlı koşmak Otobüsü yakalamak için sprint atması gerekti.

Eş anlamlılar: depar atmak, fırlamak; Zıt anlamlılar: yavaş koşmak, gezinmek, yürümek

Eski Nors dilindeki 'sıçramak, fışkırmak' anlamına gelen 'spretta' kelimesinden gelir.

Bir yazıcının (printer) bir işi çabucak bitirmek için 'sprint attığını' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.