verb

sprout

filizlenmek, çimlenmek

The seeds will sprout in a few days.

Tohumlar birkaç gün içinde filizlenecek.

New ideas sprouted in his mind.

Zihninde yeni fikirler filizlendi.

((bir yerden)) filizlenmek, büyümeye başlamak Tohumlar birkaç gün içinde filizlenecek.

Eş anlamlılar: çimlenmek, büyümek, tomurcuklanmak; Zıt anlamlılar: solmak, çürümek

Proto-Cermence'de 'fışkırmak' anlamına gelen '*spreutaną' kelimesinden gelir.

Bir bitkinin topraktan 'filizlendiğini' (sprouting) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.