noun

spy

casus, ajan

He was a spy for a foreign government.

Yabancı bir hükümet için casusluk yapıyordu.

The company hired a spy to get secrets.

Şirket, sırları ele geçirmek için bir casus tuttu.

a spy for ((a country/organization)) (bir ülke/kuruluş) için casus He was a spy for a foreign government.

Eş anlamlılar: agent, operative, mole, informant

Eski Fransızca 'gözetleyici' anlamına gelen 'espie' kelimesinden, 'bakmak, gözlemlemek' ile ilgili bir Cermen kökünden gelir.

Bir casusun ('spy') işi gizlice gözetlemektir ('espy'). Ayrıca çocuk oyunu 'I spy with my little eye...' (Gördüm...) aklınıza gelsin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.