noun

backhand

bekhend, elin tersiyle vuruş

She has a powerful two-handed backhand.

Güçlü bir çift el bekhendi var.

He gave me a backhand compliment.

Bana üstü kapalı bir hakarette bulundu.

((a/an)) backhand bir bekhend The tennis player hit a winning backhand.

((a)) backhand compliment iğneleyici bir iltifat She paid him a backhand compliment.

Eş anlamlılar (iltifat): insincere praise; Zıt anlamlılar (spor): forehand

'back' (arka) + 'hand' (el) kelimelerinden gelir. Elin arkası öne bakacak şekilde yapılan bir vuruşu ifade eder.

Tenisi düşünün. 'elinizin' 'arkasının' önde olduğu bir vuruştur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.