squeeze
Çeviri
sıkmak, sıkışmak
Örnekler
She squeezed his hand.
Onun elini sıktı.
Squeeze the lemon to get juice.
Suyunu çıkarmak için limonu sık.
He squeezed through the crowd.
Kalabalığın arasından sıyrılıp geçti.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyi)) sıkmak Elini sıktı.
((bir şeyi)) ((bir şeyden)) sıkarak çıkarmak Portakalın suyunu sık.
((bir yerden)) sıkışarak geçmek Dar aralıktan sıkışarak geçtim.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: basmak, ezmek, tıkmak
Etimoloji
Kökeni belirsiz, muhtemelen Eski İngilizce `cwysan` 'ezmek' ile ilgili.
Hafıza İpuçları
Meyve suyu yapmak için bir portakalı sıktığınızı hayal edin. 'İi' sesi, harcadığınız çabaya benzer.