adjective

staggering

şaşırtıcı, sarsıcı, ezici

The company reported a staggering profit.

Şirket şaşırtıcı bir kâr bildirdi.

He took a staggering step forward.

Sendeleyerek bir adım öne çıktı.

((bir)) staggering ((isim)) şaşırtıcı bir ... The company reported a staggering profit.

Eş anlamlılar: astonishing, amazing, shocking; Zıt anlamlılar: ordinary, unimpressive

'Sendelemek' anlamına gelen 'to stagger' fiilinden gelir. Sıfat, o kadar şok edici bir şeyi ifade eder ki, kendinizi dengesiz hissetmenize neden olur.

O kadar şaşırtıcı bir şey gördüğünüzü hayal edin ki, şaşkınlıktan fiziksel olarak geriye doğru 'sendeleyin'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.