verb

stalk

gizlice takip etmek, musallat olmak, sataşmak

He was arrested for stalking his ex-girlfriend.

Eski kız arkadaşını gizlice takip ettiği için tutuklandı.

The lion stalked its prey through the grass.

Aslan, avını otların arasından gizlice takip etti.

((sb./sth.)) (birini/bir şeyi) gizlice takip etmek Aslan, avını gizlice takip etti.

Eş anlamlılar: pursue, follow, harass, track, shadow

Eski İngilizce 'stealcian' (gizlice yürümek) kelimesinden.

Bir şeyin üzerinden sessizce bakmak için 'stelts' (ilgili kök) üzerinde yürümeyi veya arkadan takip eden biri gibi uzun ve ince bir kereviz 'sapı' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.