noun

standard

standart, ölçüt, norm, seviye

We have high safety standards.

Yüksek güvenlik standartlarımız var.

This is the industry standard.

Bu, endüstri standardıdır.

((bir)) standart ((için sth.)) bir şey için bir standart The standard for this course is very high.

Eş anlamlılar: benchmark, criterion, norm, measure; Zıt anlamlılar: exception, deviation

Eski Fransızca'da askeri bir sancak olan 'estandart' kelimesinden gelir. Kralın sancağı ağırlıklar ve ölçüler için bir test olduğundan, bu kelime kural veya model anlamına gelecek şekilde evrilmiştir.

Herkesin uyması gereken bir 'standart' bayrak düşünün. Kalite seviyesini bu belirler.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.