noun

standing

itibar, konum, mevki, süre

He has a good standing in the community.

Toplumda iyi bir itibarı var.

This is a problem of long standing.

Bu, uzun süredir devam eden bir sorundur.

((birinin)) itibarı ((bir yerde)) birinin bir grup içindeki itibarı veya mevkisi Her standing in the company improved.

uzun süredir ((devam eden)) uzun zamandır var olan It is a tradition of long standing.

Eş anlamlılar: status, reputation, rank, position

'to stand' (durmak) fiilinden gelir. İsim, birinin toplumdaki veya bir sıralamadaki 'durduğu' konumu veya bir şeyin ne kadar süredir 'ayakta' (var olduğu) olduğunu ifade eder.

İnsanların sosyal 'konumlarını' veya rütbelerini temsil etmek için bir merdivenin farklı basamaklarında 'durduğunu' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.