verb

stare

dik dik bakmak, gözünü dikmek

Don't stare at people; it's rude.

İnsanlara dik dik bakma, bu kaba bir davranış.

He stared into the distance, lost in thought.

Düşüncelere dalmış bir halde uzaklara baktı.

((at sb./sth.)) (birine/bir şeye) dik dik bakmak The cat stared at the bird.

((into sth.)) (bir şeyin) içine dik dik bakmak He stared into the darkness.

Eş anlamlılar: gaze, gape, glare; Zıt anlamlılar: glance, peek

Eski İngilizce'de 'sabit bakmak' anlamına gelen 'starian' kelimesinden gelir.

Gözlerinizin bir şeye 'takılıp kaldığını' hayal edin, sanki bir 'star'a (yıldıza) bakıyormuşsunuz gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.