verb

start

başlamak, başlatmak, çalıştırmak

Let's start the meeting.

Toplantıya başlayalım.

He started the car.

Arabayı çalıştırdı.

She started a new company.

Yeni bir şirket kurdu.

It started to rain.

Yağmur yağmaya başladı.

((sth.)) (bir şeye) başlamak Let's start the meeting.

((-ing)) (bir şey) yapmaya başlamak He started working at 9 AM.

((to-inf)) (bir şey) yapmaya başlamak It started to rain.

Eş anlamlılar: begin, commence, launch; Zıt anlamlılar: finish, end, stop

Orta İngilizce'deki 'sıçramak, aniden hareket etmek' anlamına gelen 'sterten' kelimesinden gelir. 'Başlamak' anlamı bu fikirden gelişmiştir.

Bir yarışın başlangıç çizgisini düşünün. 'Hazır, başla!' anlamını hatırlamaya yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.