adjective

startling

şaşırtıcı, ürkütücü, hayret verici

The news was quite startling.

Haber oldukça şaşırtıcıydı.

He made a startling discovery.

Şaşırtıcı bir keşif yaptı.

((isim)) şaşırtıcı bir (isim) He made a startling discovery.

((startling)) (olmak) şaşırtıcı olmak The news was quite startling.

Eş anlamlılar: surprising (şaşırtıcı), shocking (şok edici), astonishing (hayret verici); Zıt anlamlılar: predictable (öngörülebilir), expected (beklenen)

'startle' (ürkütmek) fiiline, bir ürkmeye neden olan bir şeyi tanımlayan bir sıfat oluşturan '-ing' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Bir şey 'startling' ise, sizi 'startle' (ürkütür) eder. Bunu bir neden-sonuç ilişkisi olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.