adjective

stationary

sabit, hareketsiz, durağan

The car was stationary at the red light.

Araba kırmızı ışıkta hareketsizdi.

He uses a stationary bike for exercise.

Egzersiz için sabit bir bisiklet kullanıyor.

stationary olmak hareketsiz durumda olmak Araba hareketsizdi.

Eş anlamlılar: immobile, fixed, static; Zıt anlamlılar: moving, mobile

Latince 'stationarius' (askeri birliğe ait) kelimesinden gelir. '-ary' eki onu bir sıfat yapar.

StationAry'deki 'a' harfinin 'at rest' (hareketsiz) anlamına geldiğini unutmayın. Kırtasiye anlamına gelen stationEry ('e' ile) ile karıştırmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.