verb

stays

kalır, durur

She always stays at this hotel.

O her zaman bu otelde kalır.

The dog stays in the yard.

Köpek bahçede durur.

((bir yerde)) bir yerde kalmak O bu otelde kalır.

((sıfat)) bir durumda kalmak O pozitif kalır.

((biriyle)) biriyle kalmak Kardeşim büyükanne ve büyükbabamızla kalır.

Eş anlamlılar: remain, wait, linger; Zıt anlamlılar: leave, go, depart

Eski Fransızca 'ester' (durmak, kalmak) kelimesinden, o da Latince 'stare' (durmak) kelimesinden gelir.

Bir köpeğe 'Kal!' dediğinizi ve onun tek bir noktada kaldığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.