steer
Çeviri
yönlendirmek, dümen kullanmak, idare etmek, öküz
Örnekler
She learned to steer the boat.
Tekneyi yönlendirmeyi öğrendi.
He tried to steer the conversation away from politics.
Konuşmayı siyasetten uzaklaştırmaya çalıştı.
The rancher raised a herd of steer.
Çiftçi bir öküz sürüsü yetiştirdi.
Dilbilgisi Kalıpları
((sth.)) (bir aracı) yönlendirmek She learned to steer the boat.
((sb./sth.)) ((adverb/preposition)) (birini/bir şeyi) bir yöne yönlendirmek He steered her through the crowd.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'yol göstermek, yönlendirmek' anlamına gelen 'stieran' kelimesinden gelir. Almanca 'steuern' ile kökteştir.
Hafıza İpuçları
Bir arabayı yönlendirmek için kullanılan bir 'steering wheel' (direksiyon) düşünün. İsim için, 'yönlendirilmesi' gereken genç bir boğayı düşünün.