verb

backtrack

geri dönmek, geri adım atmak, sözünden dönmek

We had to backtrack to find the lost keys.

Kayıp anahtarları bulmak için geri dönmek zorunda kaldık.

The politician had to backtrack on his earlier comments.

Politikacı önceki yorumlarından geri adım atmak zorunda kaldı.

((on sth.)) (bir konuda) geri adım atmak Politikacı önceki yorumlarından geri adım atmak zorunda kaldı.

((to a place)) (bir yere) geri dönmek Son köye geri dönmek zorunda kaldık.

Eş anlamlılar: retrace, retract, retreat; Zıt anlamlılar: advance, proceed

'back' (geri) ve 'track' (iz, yol) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla bir izi geriye doğru takip etmektir.

Bir patikada (track) yürüdüğünüzü ve geri (back) dönmek zorunda kaldığınızı hayal edin. Bu, hem fiziksel yol hem de fikirler için geçerlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.