stereotype
Çeviri
klişe, basmakalıp, kalıp yargı
Örnekler
It's a common stereotype that all librarians are quiet.
Tüm kütüphanecilerin sessiz olduğu yaygın bir klişedir.
We should challenge negative stereotypes in the media.
Medyadaki olumsuz kalıp yargılara meydan okumalıyız.
Dilbilgisi Kalıpları
((a stereotype about sb./sth.)) (biri/bir şey) hakkında bir klişe There is a stereotype about old people.
((to break/challenge a stereotype)) bir klişeyi yıkmak/meydan okumak She works to break stereotypes about women in science.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Yunanca 'stereos' (katı) + 'typos' (izlenim) kelimelerinden. Başlangıçta katı bir kopya basan bir baskı plakası, dolayısıyla 'sabit bir imaj'.
Hafıza İpuçları
Sürekli aynı 'tip' şarkıyı çalan bir 'stereo' müzik seti düşünün - tıpkı bir klişe gibi sabit, değişmeyen bir kalıp.