adjective

stimulating

uyarıcı, teşvik edici, ilham verici

We had a stimulating discussion about politics.

Siyaset hakkında teşvik edici bir tartışma yaptık.

Coffee can have a stimulating effect.

Kahvenin uyarıcı bir etkisi olabilir.

((stimulating bir sth.)) uyarıcı bir ... A stimulating conversation can be very enjoyable.

Eş anlamlılar: exciting, interesting, invigorating; Zıt anlamlılar: boring, dull

Latince 'stimulare' (dürtmek, teşvik etmek) kelimesinden gelir ve '-ing' ekiyle sıfat haline gelmiştir.

Zihninizi veya duyularınızı 'uyaran', sizi daha uyanık veya ilgili hale getiren bir şey düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.