noun

stone

taş, kaya, değerli taş, çekirdek

He threw a stone into the water.

Suya bir taş attı.

The house is built of stone.

Ev taştan yapılmış.

Be careful with the cherry stone.

Kiraz çekirdeğine dikkat et.

((a/the stone)) bir taş Suya bir taş attı.

((stone)) taştan Ev taştan yapılmış.

Eş anlamlılar: rock (kaya), pebble (çakıl taşı), boulder (büyük kaya)

Eski İngilizce'deki 'stān' kelimesinden gelir, Almanca 'Stein' ve Hollandaca 'steen' ile akrabadır.

Sert, basit bir taş hayal edin. Yaygın bir nesne için temel bir kelimedir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.