noun

store

mağaza, dükkan

I'm going to the grocery store.

Bakkala gidiyorum.

She works at a department store.

Bir büyük mağazada çalışıyor.

((bir/o)) mağaza bir şeylerin satıldığı bir yer. Mağazaya gidiyorum.

((bir)) ((sıfat)) mağaza belirli bir tür dükkan. Bir büyük mağazada çalışıyor.

Eş anlamlılar: shop, market, outlet, boutique

Eski Fransızca'da 'tedarik etmek, döşemek, restore etmek' anlamına gelen 'estore' kelimesinden. Mal tedarik eden bir yer.

Satın almanız için birçok farklı ürünü 'depolayan' (stores) bir yer.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.