noun

stove

soba, ocak

She is cooking soup on the stove.

Ocakta çorba pişiriyor.

The wood stove keeps the cabin warm.

Odun sobası kulübeyi sıcak tutuyor.

((a/the)) stove bir pişirme veya ısıtma cihazı. Put the pot on the stove.

Eş anlamlılar: ocak, fırın, ısıtıcı; Zıt anlamlılar: yok

Orta İngilizce'deki 'stove' (ısıtılmış oda) kelimesinden, Orta Hollandaca'daki 'stove' kelimesinden gelmektedir.

Yemek pişirmek için bir mutfak 'ocağı' veya bir odayı ısıtmak için bir 'soba' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.