noun

strain

gerginlik, zorlanma, tür, burkulma

The strain of the job was too much.

İşin gerginliği çok fazlaydı.

He suffered a muscle strain in his leg.

Bacağında kas gerilmesi yaşadı.

This is a new strain of rice.

Bu yeni bir pirinç türü.

((bir şey üzerinde bir baskı)) (bir şey) üzerinde bir baskı Uzun çalışma saatleri ilişkileri üzerinde bir baskı oluşturdu.

Eş anlamlılar: pressure, tension, stress; Zıt anlamlılar: relief, relaxation

Eski Fransızca 'estreindre' (sıkıca bağlamak) kelimesinden gelir.

Sıkıca çekilen bir ipin üzerindeki 'gerilimi' (strain) düşünün. Büyük bir baskı altındadır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.