noun

strangers

yabancılar, tanımadık kimseler

The room was full of strangers.

Oda yabancılarla doluydu.

We were complete strangers before we met.

Tanışmadan önce tamamen yabancıydık.

yabancılarla dolu Bilinmeyen birçok insanın olduğu bir yer. Bar yabancılarla doluydu.

Eş anlamlılar: unknown people, outsiders; Zıt anlamlılar: friends, acquaintances

'Stranger' kelimesinin çoğul halidir.

Bu sadece 'stranger' kelimesinin çoğuludur. Bir yabancı (stranger), iki yabancı (strangers).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.