noun

stream

dere, akarsu, akım

A small stream runs through the forest.

Ormanın içinden küçük bir dere akıyor.

There was a steady stream of traffic.

Sürekli bir trafik akışı vardı.

I watched a live stream of the concert.

Konserin canlı yayınını izledim.

((bir)) ((bir şey)) akışı bir şeyin sürekli akışı Tiyatrodan bir insan seli ayrıldı.

((bir)) dere ((akar)) küçük bir nehir hareket eder Evin arkasından berrak bir dere akar.

Eş anlamlılar: dere, nehir, akış, akım; Zıt anlamlılar: durgunluk

Eski İngilizce'de su yolu anlamına gelen 'strēam' kelimesinden gelir. Almanca 'Strom' kelimesiyle ilgilidir.

Su, veri veya insanlar gibi akan her şeyin sürekli bir 'akışını' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.