noun

strength

güç, kuvvet, dayanıklılık, güçlü yön

He has the strength to lift heavy weights.

Ağır yükleri kaldıracak gücü var.

Her greatest strength is her determination.

Onun en büyük gücü kararlılığıdır.

The company must build on its financial strength.

Şirket, finansal gücünün üzerine inşa etmelidir.

the strength to do sth. bir şeyi yapma gücü She has the strength to run a marathon.

sb's strength birinin güçlü yönü What is your greatest strength?

Eş anlamlılar: power, might, force; Zıt anlamlılar: weakness

Eski İngilizce 'strengþu' kelimesinden, 'strong' ile ilgilidir. '-th' eki genellikle sıfatlardan soyut isimler oluşturur (ör. long -> length).

'strong' (güçlü) sıfatını düşünün. 'Strength', güçlü olma niteliğini temsil eden isim halidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.