verb

strengthen

güçlendirmek, kuvvetlendirmek, sağlamlaştırmak

Exercise can strengthen your muscles.

Egzersiz kaslarınızı güçlendirebilir.

We need to strengthen our relationship.

İlişkimizi güçlendirmemiz gerekiyor.

The new law will strengthen the economy.

Yeni yasa ekonomiyi güçlendirecek.

((bir şeyi)) güçlendirmek Exercise can strengthen your muscles.

Eş anlamlılar: reinforce, fortify; Zıt anlamlılar: weaken

'strength' (güç) isminden ve 'yapmak' anlamına gelen '-en' fiil ekinden türemiştir. Yani 'güçlü yapmak'.

Bir şeye 'strength' (güç) eklediğinizi düşünün. '-en' eki genellikle isimleri veya sıfatları fiile dönüştürür (örn. wide -> widen).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.