adjective

strenuous

yorucu, zahmetli, gayretli

He made a strenuous effort to finish.

Bitirmek için yorucu bir çaba gösterdi.

Avoid strenuous exercise in hot weather.

Sıcak havalarda yorucu egzersizlerden kaçının.

a strenuous ((isim)) yorucu (bir şey) He made a strenuous effort to finish.

Eş anlamlılar: arduous, demanding, difficult; Zıt anlamlılar: easy, effortless

Latince 'çevik, aktif, dinç' anlamına gelen 'strenuus' kelimesinden gelir. '-ous' eki 'dolu' anlamına gelir.

Kulağa biraz 'strain us' (bizi yor) gibi geliyor. Yorucu bir görev, bizi yoracak bir görevdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.