verb

stretch

germek, uzatmak, esnemek

Stretch your arms above your head.

Kollarını başının üzerine doğru uzat.

The sweater stretched after I washed it.

Kazak yıkadıktan sonra esnedi.

The road stretches for miles.

Yol kilometrelerce uzanıyor.

((bir şeyi)) bir şeyi germek/uzatmak Kollarını başının üzerine doğru uzat.

((uzanmak)) yatıp uzanmak Kanepenin üzerine uzandı.

Eş anlamlılar: extend, lengthen, expand; Zıt anlamlılar: shrink, contract

Eski İngilizce 'streccan' (uzatmak, yaymak) kelimesinden. 'straight' (düz) ile ilgilidir.

Giderek daha da uzattığınız 'düz' (straight) bir çizgi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.