verb

strip

soymak, çıkarmak, sıyırmak

He stripped the old paint from the door.

Kapıdaki eski boyayı soydu.

They stripped the company of its assets.

Şirketin varlıklarını ellerinden aldılar.

((sth.)) ((from sth.)) (bir şeyi) (bir yerden) soymak He stripped the old paint from the door.

((sb./sth.)) ((of sth.)) (birini/bir şeyi) (bir şeyden) mahrum etmek They stripped the company of its assets.

Eş anlamlılar: peel, remove, undress, bare

Eski İngilizce'de 'yağmalamak' veya 'soymak' anlamına gelen 'stripan' kelimesinden gelir. 'stripe' (çizgi) ismiyle ilgilidir.

Bir kutudan bir bant parçasını 'strip' (söktüğünüzü) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.