noun

stuff

şeyler, eşya, ıvır zıvır

What is all this stuff on my desk?

Masamın üzerindeki bütün bu şeyler de ne?

I have a lot of stuff to do today.

Bugün yapacak bir sürü işim var.

((nesne olarak)) şeyler What is this stuff?

((soyut kavram)) yapılacak işler I have stuff to do.

Eş anlamlılar: things, items, belongings, material

Eski Fransızca'da 'malzeme, kumaş' anlamına gelen 'estoffe' kelimesinden gelmektedir.

Bir çantayı tüm 'stuff' (eşyalarınız) ile 'stuffing' (doldurduğunuzu) hayal edin. Bu, fiil ve isim formlarını birbirine bağlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.