subdue
Çeviri
bastırmak, zapt etmek, yatıştırmak
Örnekler
The police managed to subdue the angry crowd.
Polis, öfkeli kalabalığı bastırmayı başardı.
She tried to subdue her excitement.
Heyecanını bastırmaya çalıştı.
He subdued the lighting for a romantic mood.
Romantik bir ortam için ışıkları kıstı.
Dilbilgisi Kalıpları
((birini/bir şeyi)) zapt etmek, bastırmak Polis şüpheliyi zapt etti.
((duygularını)) (duygularını) bastırmak Öfkesini bastırmaya çalıştı.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: fethetmek, bastırmak, kontrol etmek; Zıt anlamlılar: kışkırtmak, tahrik etmek
Etimoloji
Latince 'sub-' (altında) + 'dare' (vermek), birinin kontrolü 'altına' almak anlamına gelir.
Hafıza İpuçları
Bir şeyi gücünüzün 'altına' almak, yani onu bastırmak gibi düşünün.