noun

subjects

konular, dersler, denekler

We discussed many subjects at the meeting.

Toplantıda birçok konuyu tartıştık.

The subjects were monitored for side effects.

Denekler yan etkiler açısından izlendi.

What subjects are you studying this year?

Bu yıl hangi dersleri çalışıyorsun?

a range of ((subjects)) bir dizi konu We covered a wide range of subjects.

Eş anlamlılar: konular, temalar, meseleler, katılımcılar

'Subject' kelimesinin çoğul hali. Latince 'subjectus'tan gelir.

Bu sadece 'subject' kelimesinin çoğul halidir. Birden fazla olduğunda '-s' eklemeyi unutmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.